Mevcut sorunlar kişinin günlük hayatını, iş performansını veya sosyal ilişkilerini aksatmaya başladığında profesyonel desteğe ihtiyaç duyulduğu söylenebilir.
Ayrıca, içinden çıkılamayan duygusal döngüler, tekrarlayan ilişki sorunları, baş edilemeyen kaygılar veya kişinin kendi iç dünyasını daha derinlemesine tanıma isteği de terapiye başlamak için en önemli göstergelerdir.
Psikiyatristler tıp eğitimi almış hekimlerdir; tanı koyma, tıbbi tahlil isteme ve ilaç tedavisi yürütme yetkisine sahiptirler.
Psikologlar ise konuşma odaklı psikoterapi yöntemleri ile çalışmaktadır. Birçok durumda her iki disiplinin eş zamanlı ve iş birliği içinde çalışması, danışan için en yüksek faydayı sağlamaktadır.
Uzman seçiminde en kritik kriterler; kişinin lisans ve klinik psikoloji yüksek lisans eğitimlerini tamamlamış olması, etik ilkelere bağlılığı ve çalışacağı alanla ilgili spesifik eğitimleri (Dinamik Terapi, Oyun Terapisi vb.) almış olmasıdır.
Ayrıca, danışan ile uzman arasında kurulacak olan terapötik bağ (güven ilişkisi), iyileşme sürecinin başarısında en belirleyici unsurdur.
Seans süreleri her oturum için 45 dakika olarak belirlenmiştir. Terapötik sürecin sürekliliği ve verimliliği açısından seanslar standart olarak haftada bir kez gerçekleştirilmektedir.
Ancak çalışılan konunun derinliği ve danışanın ihtiyacı doğrultusunda seans sıklığı haftada iki güne çıkarılabilmektedir.
Bilimsel araştırmalar, uygun teknik koşullar ve profesyonel bir çerçeve sağlandığında online terapinin yüz yüze terapi ile benzer düzeyde iyileştirici etkiler sunduğunu doğrulamaktadır.
Online terapi; mesafe, zaman kısıtlılığı veya bedensel engeller nedeniyle klinik ortama gelemeyen danışanlar için sürecin sürekliliğini koruyan güvenli bir yöntemdir.
Terapi odasında paylaşılan tüm bilgiler, etik yönetmelikler ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında tamamen gizli tutulmaktadır.
Yalnızca danışanın kendisine veya bir başkasına zarar verme riski gibi hayati durumlarda yasal ve etik yükümlülükler gereği bildirim yapılmaktadır.
Terapi sürecinin toplam süresi; çalışılan konunun niteliğine, danışanın hedeflerine ve çalışılan dinamiklere göre değişkenlik göstermektedir.
Dinamik Psikoterapi odaklı çalışmalar, sadece mevcut semptomları gidermeyi değil, kişinin ruhsal yapısında kalıcı bir farkındalık ve dönüşüm sağlamayı amaçladığı için süreç zamana yayılmaktadır.
Psikoterapide değişim hızı her danışanın içsel yolculuğuna ve çalışma konusuna göre farklılık gösterir.
İlk seanslarda genellikle farkındalık artışı ve semptomlarda bir rahatlama gözlemlenirken, kalıcı değişimler ve karakter düzeyindeki dönüşümler içsel süreçlerin zamanla işlenmesiyle gerçekleşmektedir.
Çocuklar duygularını ve yaşadıkları zorlukları yetişkinler gibi sözel olarak ifade etmekte güçlük çekebilirler. Eğer çocukta;
gözlemleniyorsa oyun terapisine başvurulması önerilir. Oyun, çocuğun doğal dili olduğu için bu süreç, çocuğun iç dünyasını en sağlıklı şekilde dışa vurmasına ve iyileşmesine olanak tanır.
Çocuklarla yürütülen süreçlerde ebeveynler, iyileşme yolculuğunun temel destekçileridir. Çocukla yapılan oyun terapisi seanslarına ek olarak, belirli periyotlarla ebeveyn danışmanlığı görüşmeleri gerçekleştirilmektedir.
Bu görüşmelerde çocuğun gelişimi takip edilmekte ve ev ortamındaki destekleyici tutumlar üzerine rehberlik sunulmaktadır.
Aradığınız cevabı bulamadınız mı?
Bize Ulaşın