Psikoterapi ve İçgörü

Psikoterapi süreciyle ilgili en yaygın yanılgılardan biri, terapistin bir "akıl hocası" veya hayatın karmaşasına karşı "hazır reçeteler sunan bir rehber" olduğu düşüncesidir.

Danışanlar çoğu zaman seanslara, zihinlerindeki düğümleri çözecek o kestirme yolu, yani o "altın tavsiyeyi" alma motivasyonuyla gelirler. Ancak profesyonel bir psikoterapi süreci, tavsiye vermenin çok ötesinde bir derinliğe sahiptir.

Neden Tavsiye Verme Yeri Değildir?

Tavsiye, doğası gereği dışsaldır; tavsiyeyi verenin değer yargılarını, hayat tecrübesini ve bakış açısını taşır. Oysa terapinin temel amacı, bireyin kendi içsel kaynaklarını uyandırmak ve özerkliğini (otonomisini) güçlendirmektir.

  • Sorumluluk ve Özgürlük: Bir başkasının kararıyla hareket etmek, bireyi o kararın sonuçlarından ve dolayısıyla kendi hayatının sorumluluğundan uzaklaştırır.
  • Kalıcı Değişim: Dışarıdan gelen bir yönlendirme anlık bir rahatlama sağlasa da, davranışın kökenindeki yapıya dokunmadığı için değişim yüzeysel kalmaya mahkûmdur.

Dinamik Yönelimli Psikoterapi: Yüzeyin Ötesine Bakmak

Bu çalışma alanında benimsenen Dinamik Ekol, semptomların sadece görünen uçlar olduğu gerçeğinden hareket eder. Bu yaklaşımda odak noktası, bugünkü davranışların ve çıkmazların altında yatan derin ruhsal mekanizmalardır.

Dinamik yönelimli bir süreçte, "Şu an ne yapmalıyım?" sorusu yerini şu temel sorgulamalara bırakır:

  • Bilinçdışı Örüntüler: Bugün yaşanan tıkanıklıklar, geçmişte hangi savunma mekanizmalarıyla inşa edildi?
  • Aktarım ve İlişkilenme: Danışanın dış dünyadaki ilişki kurma biçimleri, terapi odasındaki etkileşime nasıl yansıyor?
  • Anlamlandırma: Şimdiki zamandaki çatışmalar, bireyin geçmiş yaşantısındaki hangi tamamlanmamış meselelerin bir izdüşümüdür?

İçgörü Yoluyla Özgürleşmek

Dinamik terapide amaç, danışana bir yol haritası çizmek değil; danışanın kendi haritasını okuma becerisini geliştirmektir. Bu süreçte kazanılan içgörü, bireyin neden belli döngülerin içine hapsolduğunu anlamasını sağlar.

Kişi, kendi iç dünyasındaki karmaşayı anlamlandırdıkça ve bilinçdışı süreçlerini farkındalık alanına taşıdıkça, o çok aranan "Ne yapmalıyım?" cevabı zaten doğal bir sonuç olarak belirir.

Bu cevap, bir başkasının tavsiyesi değil, kişinin kendi içsel gerçeğinden doğan sağlam bir iradedir.

Sonuç

Psikoterapi, bir başkasının doğrularını kuşanmak değil; kendi doğrularını bulacak kadar derinleşme cesaretidir. Tavsiyelerin sığlığından, içgörünün dönüştürücü gücüne geçmek, gerçek iyileşmenin başladığı yerdir.

Uzm. Klnk. Psk. Tuğba YILMAZ

Çocuk, Ergen ve Yetişkin Terapisti

Blog Yazılarına Dön