Boşanma Kararı ve Terapi

Bireysel terapi koltuğuna oturan pek çok kadının zihnindeki en ağır soru budur: "Boşanmalı mıyım, yoksa devam mı etmeliyim?" Bu soru, sadece bir evliliğin akıbetini değil; bir hayatın, hayallerin ve bazen de bir annelik kimliğinin yeniden şekillenmesini kapsar.

Terapiste bu soruyla gelindiğinde, danışan genellikle bir "onay" veya "kesin bir cevap" arayışı içindedir. Ancak psikoterapinin doğası, bir başkasının hayatı adına hüküm vermek değil; o hayatın sahibine kendi kararlarını verebilecek içsel gücü ve berraklığı kazandırmaktır.

Terapist Neden "Evet" veya "Hayır" Demez?

Bir klinik psikolog, danışanının hayatının mimarı değil, o yapının restorasyon sürecindeki teknik danışmanıdır. Terapistin "boşan" veya "devam et" demesi, danışanın özerkliğine (otonomi) müdahaledir. Eğer terapist karar verirse:

  • Danışan, kararın sonuçlarının sorumluluğunu almakta zorlanabilir.
  • Kişi, kendi iç sesini duymak yerine dışsal bir otoriteye bağımlı hale gelir.
  • Terapi, bir "iyileşme" alanı olmaktan çıkıp bir "yönerge" alanına dönüşür.

Terapide Ne Yapıyoruz? İlişkiyi ve Kendini Anlamlandırmak

Karar aşamasındaki bir danışanla çalışırken odak noktamız "sonuç" değil, "süreç"tir. Bu süreçte üç temel alanı inceleriz:

1. Ambivalans (Duygu Karmaşası) ile Çalışmak

Bir yanı gitmek isterken diğer yanı kalmak isteyen danışanın yaşadığı bu içsel çatışma, oldukça yorucudur. Terapide bu iki sesin de ne söylemeye çalıştığını anlamaya çalışırız. "Gitmek isteyen yanın hangi ihtiyacın peşinde? Kalmak isteyen yanın neyden korkuyor?"

2. İlişki Dinamiklerini Çözümlemek

İlişkiyi sadece "mutlu" veya "mutsuz" olarak etiketlemek yerine; iletişim kalıplarını, döngüsel çatışmaları ve tarafların birbirine yüklediği rolleri analiz ederiz. Kişi, ilişkideki kendi payını ve karşı tarafın sınırlarını gördüğünde, tablo netleşmeye başlar.

3. Öz-Farkındalık ve İhtiyaçlar

"Ben bu ilişkide kimim?" ve "Gerçekten neye ihtiyacım var?" soruları, kararın temel taşlarıdır. Danışan, kendi değerlerini ve sınırlarını keşfettikçe, mevcut ilişkinin bu değerleri ne kadar beslediğini veya zedelediğini kendisi tartmaya başlar.

Karar, Bir "Sonuç" Değil Bir "Süreçtir"

Terapide ulaşılan nokta, sadece "ayrılık" veya "barışma" değildir. Asıl kazanım, danışanın "Neden bu kararı veriyorum?" sorusuna verecek güçlü, bilinçli ve sağlam bir cevabının olmasıdır.

"Terapi, size ne yapacağınızı söylemez; ne yapacağınızı seçecek kadar kendinizi tanımanızı sağlar."

Eğer kişi boşanmaya karar verirse, bu kararı bir "kaçış" değil, bir "seçim" olarak yapar. Eğer devam etmeye karar verirse, bu bir "katlanma" değil, ilişkiyi yeniden inşa etme "iradesi" olur.

Son Söz: Kendinize Zaman Tanıyın

Eğer siz de bu yol ayrımındaysanız, kendinize şu soruyu sorun: "Şu an bir cevap mı arıyorum, yoksa bu cevabı verebilecek içsel huzuru mu?" Terapi, o huzura ve berraklığa giden yolda size güvenli bir alan sunar.

Kendi sesinizi duymaya hazır olduğunuzda, buradayım.

Uzm. Klnk. Psk. Tuğba YILMAZ

Çocuk, Ergen ve Yetişkin Terapisti

Blog Yazılarına Dön